<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Portreler - Yeryüzü Akademisi</title>
	<atom:link href="https://yeryuzuakademisi.com/kategori/portreler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://yeryuzuakademisi.com</link>
	<description>Yeryüzü Akademisi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 17 Jun 2026 15:03:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://yeryuzuakademisi.com/wp-content/uploads/2026/06/cropped-favicon-512-32x32.png</url>
	<title>Portreler - Yeryüzü Akademisi</title>
	<link>https://yeryuzuakademisi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Faysal Bin Abdulaziz Âl-i Suud</title>
		<link>https://yeryuzuakademisi.com/faysal-bin-abdulaziz-al-i-suud/</link>
					<comments>https://yeryuzuakademisi.com/faysal-bin-abdulaziz-al-i-suud/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlem Eğinkaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2026 19:25:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Körfez]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Portreler]]></category>
		<category><![CDATA[Suudi Arabistan]]></category>
		<category><![CDATA[kral faysal]]></category>
		<category><![CDATA[petrol]]></category>
		<category><![CDATA[suudi arabistan]]></category>
		<category><![CDATA[yasir feten]]></category>
		<category><![CDATA[yeryüzü akademi]]></category>
		<category><![CDATA[yeryüzü akademisi]]></category>
		<category><![CDATA[yeryüzü kalkınma derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yeryuzuakademisi.com/?p=1035</guid>

					<description><![CDATA[<p>Faysal bin Abdülaziz, 1906 yılının Kasım ayında Riyad’da doğdu. Suudi Arabistan’ın kurucusu Kral Abdülaziz bin Suud’un üçüncü oğluydu.&#8230;</p>
<p>The post <a href="https://yeryuzuakademisi.com/faysal-bin-abdulaziz-al-i-suud/">Faysal Bin Abdulaziz Âl-i Suud</a> first appeared on <a href="https://yeryuzuakademisi.com">Yeryüzü Akademisi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Faysal bin Abdülaziz, 1906 yılının Kasım ayında Riyad’da doğdu. Suudi Arabistan’ın kurucusu Kral Abdülaziz bin Suud’un üçüncü oğluydu. Küçük yaşta annesini kaybetti ve anne tarafından dedesi olan Abdullah bin Abdüllatif’in tarafından büyütülüp, hafızlığını, geleneksel eğitimini, İslam hukuku ve doktrinleri üzerine eğitim çalışmalarını dokuz yaşında tamamlamıştır. Babası, onu askeri ve siyasi açıdan gelişmesini desteklemiş ve Faysal genç yaşta babasını uluslararası toplantılarda temsil etmek üzere seçilmiştir. <sup data-fn="868ef1b7-7446-4396-a7d6-29bfb18813c8" class="fn"><a id="868ef1b7-7446-4396-a7d6-29bfb18813c8-link" href="#868ef1b7-7446-4396-a7d6-29bfb18813c8">1</a></sup></p>



<h2 id="siyasi-kariyeri-ve-veliahtlik-donemi" class="wp-block-heading">Siyasi Kariyeri ve Veliahtlık Dönemi</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Faysal, babasının hükümdarlığı sırasında etkili bir kraliyet mensubu olarak öne çıkmıştır. 1926’dan 1932’ye kadar Hicaz valisi olarak görev yaptı. 1930’dan itibaren Suudi dışişleri Bakanı 1954’ten ölümüne kadar da hariç başbakan olarak görev yapmıştır. Tahta çıkmadan önce 9 Kasım 1953 &#8211; 2 Kasım 1964’e kadar Suudi Arabistan veliaht prensi olarak görev yapmıştır. <sup data-fn="63342687-00ee-4b05-9ace-07de697bbcea" class="fn"><a id="63342687-00ee-4b05-9ace-07de697bbcea-link" href="#63342687-00ee-4b05-9ace-07de697bbcea">2</a></sup></p>



<h2 id="suudi-arabistan-kralliginin-ilani-ve-veliahtlik-donemi-icraatlari" class="wp-block-heading">Suudi Arabistan Krallığı&#8217;nın İlanı ve Veliahtlık Dönemi İcraatları</h2>



<p class="wp-block-paragraph">23 Eylül 1932’de Mekke‘deki El-Hamidiye Sarayı’nda ‘Hicaz ve Necid Krallığı’nın adını Suudi Arabistan Krallığı olarak değiştiren kraliyet kararnamesini okuyarak babası adına Suudi Arabistan’ın kuruluşunu resmen ilan etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Faysal, Veliaht prens olarak görev yaptığı zaman diliminde 1958 yılında Ekonomik Kalkınma Komitesi’ni kurmuş,<br>1961 yılında Medine İslam Üniversitesi’nin kurulmasına öncülük etmiştir. 1962 yılında dünya çapında bir hayır kurumu olan Dünya İslam Birliği’nin kurulmasına yardımcı olmuştur. 1963 yılında ülkenin ilk televizyon kanalı olan Es-Suudiyye‘yi kurduttu. Yine bu dönemde Saudi B. Group’u Mescid-i Haram‘ı genişletmekle görevlendirmişti. Bu aşamada çevredeki yollar geliştirildi ve meydanlar oluşturuldu.<br>1965 yılında Dünya İslam Birliği Makam-ı İbrahim’i yenilemeyi ve makamı gümüş kapaklı kristal bir sütunun içine yerleştirmeyi planlamıştır. Faysal bu talebi kabul etmiş ve hemen uygulanması için emir yayınlamıştır.<br>Dünyanın her bir köşesinden gelen müslümanların ihtiyaçlarını karşılamak ve özel olarak ilgilenmiş ve farklı coğrafyalaralardan Müslümanları tanıma ve sorunları hakkında bilgi sahibi olma fırsatına sahip olmuştur. Bu kişilerin arasında Muhammed Esed ve Malcolm X gibi tanınmış kişiler de vardı. Mescid-i Nebevî için ise hacı sayısındaki artış nedeniyle mescidin batısına ibadet alanları inşa edilmesi emrini vermiştir. İbadet alanı 1973 yılında inşa edilmiş ve ikinci Suudi genişlemesine kadar ayakta kalmıştır. Saudi B. Group 1964 yılında ise Kubbetü’s Sahra‘da restorasyon çalışmaları yapmak üzere Kudüs’e gönderilmiştir.</p>



<h2 id="krallik-donemi-resmi-semboller-ve-ic-politika-reformlari" class="wp-block-heading">Krallık Dönemi, Resmi Semboller ve İç Politika Reformları</h2>



<p class="wp-block-paragraph">1964 yılında Suudi Arabistan kralı olmuş ve kısa bir süre sonra yaptığı bir konuşmada şöyle demiştir:<br></p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph">“Kardeşlerim, beni hem kardeş hem de hizmetkar olarak görmenizi rica ediyorum. ‘Hükümranlık’ sadece Allah’a mahsustur ve ‘taht’ göklerin ve yerin tahtadır.’’ <sup data-fn="1546390f-9592-415e-aba1-e07a4e1c2ac7" class="fn"><a id="1546390f-9592-415e-aba1-e07a4e1c2ac7-link" href="#1546390f-9592-415e-aba1-e07a4e1c2ac7">3</a></sup></p>
</blockquote>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Suudi Arabistan bayrağı 1902’den beri kullanılmasına rağmen 15 Mart 1973’te kendisi tarafından resmîleştirilmiştir. Aynı zamanda iktidarı’nın ilk yıllarında tüm Suudi prenslerin çocuklarını yurtdışına göndermek yerine ülke içinde okutmaları gerektiğine dair bir ferman yayınlamıştır. Bu karar, üst sınıf ailelerin oğullarını krallıkta okumaları için geri getirmelerine de sebep olmuştur. 1970 yılında Adalet Bakanlığı’nı kurmuş ve ülkenin ekonomik kalkınması için ilk ‘beş yıllık plan’ı başlatmıştır. Gerçekleştirdiği sosyal değişimlerden hoşnutsuzluk duyulsa da, Suudi Arabistan’ı modernleştiren politikaları, kutsal şehirler Mekke ile Medine’ye yönetmesi, siyonizmin sağlam bir muhalifi olarak tanınması ve ülkenin hızla yükselen mali gücü nedeniyle Arap dünyası Faysal‘a saygı duymaya başlamıştır.</p>



<h2 id="islam-birligi-politikasi-ve-mescid-i-aksa-yangini" class="wp-block-heading">İslam Birliği Politikası ve Mescid-i Aksa Yangını</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Dünya petrol rezervlerinin üçte ikisini ellerinde bulunduran 13 ülkenin bir araya gelerek oluşturduğu Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC)’nün kurucuları arasında yer alan Faysal bin Abdülaziz, Arap Milliyetçiliği yerine İslam Birliğini savunan bir politika izlemiştir. Altı Gün Savaşları olarak bilinen 1967 Arap-İsrail savaşında Arap İttifakının yenilmesi ve işgalin genişlemesi onun için en büyük sorunlardan biriydi. Bu sorunun zirve noktası ise 21 Ağustos 1969 günü Avustralya asıllı fanatik Yahudi Michael Dennis Rohan’ın Mescid-i Aksa içinde bulunan Kıble Mescidini ateşe vermesi oldu. Yangında Selahattin Eyyubi’nin Kudüs’ü kurtardıktan sonra Kıble Mescidi’ne yerleştirdiği ahşap minber yandı ve mescitte ağır hasar oluştu. Bu olay üzerine harekete geçen Kral Faysal, Suudi Arabistan liderliğinde İslam Konferansı Örgütü’nün kurulmasına önderlik etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">O günlerde yaptığı bir konuşmada: </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph">“Mukaddes Kuds-ü Şerif sizi çağırıyor. Mescid-i Aksa içinde bulunduğu zorluklardan kendisini kurtarmanız için bekliyor. Neden korkuyoruz? Bizi durduran nedir? Ölümden mi korkuyoruz? Allah yolunda cihat ederek ölmekten şerefli ve daha faziletli ölüm var mıdır? Ey Müslüman kardeşlerim, bizler bir dirilişi arzuluyoruz. Onun adı İslam’dır. Ne ayrılıkçı ne kavmiyetçi ne de mezhepçi bir diriliş… Adı cihat olan Allah yolunda bir davanın dirilişi. Rabbime beni O’nun yolunda şehit olanlardan kılması için yalvarıyorum. Eğer bana Mukaddes beldemizin uğrunda cihat etmeyi nasip etmeyecek ve onun kurtulduğunu bana göstermeyecekse beni bu dünyada bir an bile yaşatmasın”</p>
</blockquote>



<p class="wp-block-paragraph"> demişti.<sup data-fn="04236c16-5efa-48d1-a906-3564d0fb65b4" class="fn"><a href="#04236c16-5efa-48d1-a906-3564d0fb65b4" id="04236c16-5efa-48d1-a906-3564d0fb65b4-link">4</a></sup></p>



<h2 id="1973-yom-kippur-savasi-ve-tarihi-petrol-ambargosu" class="wp-block-heading">1973 Yom Kippur Savaşı ve Tarihi Petrol Ambargosu</h2>



<p class="wp-block-paragraph">1973 yılında Ortadoğu yeni bir savaşa doğru sürüklenmekteydi. Arap ülkeleri 1967 yılında İsrail ile yaptıkları “Altı Gün Savaşlarında” kesin bir mağlubiyet aldılar. Bu tarihten itibaren ümitlerini BM toplantılarına ve ABD-Rusya görüşmelerine bağladılar. Ancak diplomatik çabaların sonuç vermediğinin anlaşılması Arapları tek yolun top yekün mücadele olduğu düşüncesine getirir. Başta Mısır, Suriye ve Ürdün olmak üzere Arap Ülkeleri yeni bir savaş için hazırlık yapmaya başlarlar. 6 Ekim 1973 günü işgal ettiği topraklardan çıkması için Mısır ve Suriye ittifakının İsrail’e saldırması üzerine başlayan Yom Kippur savaşında Amerika ve İngiltere başta olmak üzere Batılı ülkelerin İsrail’i desteklemesi üzerine Arap liderlerle görüşen Kral Faysal, İsrail destekçilerine petrol ambargosu başlattı. Bu ambargo sonrası büyük bir enerji krizi yaşandı ve dönemin Amerikan Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, Kral Faysal&#8217;ı kararından vazgeçirmek için Suudi Arabistan&#8217;a ziyarette bulunmuştur. Kissinger hatıratında Suudi Arabistan’a yaptığı ziyareti şu cümlelerle anlatır:<br>&#8220;Kral Faysal oldukça sinirli görünüyordu, aramızda bir diyalog başlayabilmesi ümidiyle esprili bir dille ona; &#8216;Uçağımın yakıtı bitti, uçağın deposunu doldurmak için emir verirseniz, uluslararası fiyatından ücretini vermeye hazırız.&#8217;<br>Kral gülümsemedi, kafasını yukarıya kaldırarak sert bir şekilde bana şunları söyledi: &#8216;Ben yaşlı bir adamım, ölmeden önceki tek dileğim Mescid-i Aksâ&#8217;da iki rekat namaz kılmaktır! Sen bu konuda bana yardımcı olabilir misin?&#8221;<br>Anlaşma ve geri adım atma tekliflerini reddeden Faysal bin Abdülaziz, Kissinger’dan gelen ‘petrol kuyularınızı bombalarız’ tehdidi üzerine verdiği cevapla Amerika’ya kafa tutan ilk Arap lider olarak tarihe geçti. <br>Faysal şöyle demişti: </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph">“Petrol kuyularını bombalayabilirsiniz, biz ve atalarımız hurma ve deve sütüyle yaşıyorduk; yine öyle yaşayabiliriz ama siz artık petrolsüz yaşayamazsınız.”<sup data-fn="f6b25975-71bd-4fa3-98c9-277bb08931da" class="fn"><a id="f6b25975-71bd-4fa3-98c9-277bb08931da-link" href="#f6b25975-71bd-4fa3-98c9-277bb08931da">5</a></sup></p>
</blockquote>



<h2 id="suikasti" class="wp-block-heading">Suikasti</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Kral Faysal bin Abdülaziz, dünyada büyük ses getiren petrol ambargosu çıkışından 2 yıl sonra 25 Mart 1975 günü öğrenimini Amerika’da gören ve Amerika’dan yeni dönen yeğeni tarafından Riyad’daki sarayında yakın mesafeden başından vurularak öldürülmüştür.. Kendi ismini taşıyan yeğeni Faysal bin Musad’ın akli dengesinin yerinde olmadığı iddia edilse de hastane raporuyla bu durumun yalanlanması ve tepkilerin dinmemesi üzerine idam edilmiş ve Kral Faysal’ın ardından yerine kardeşi Halid bin Abdülaziz geçmiştir.Kral Faysal’ın imza attığı bütün dış politika hamleleri değiştirilmiş ve bugünlere kadar gelinmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>


<ol class="wp-block-footnotes"><li id="868ef1b7-7446-4396-a7d6-29bfb18813c8">‘The Kings of the Kingdom’ <a href="#868ef1b7-7446-4396-a7d6-29bfb18813c8-link" aria-label="Dipnot başvurusuna atla 1"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/21a9.png" alt="↩" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />︎</a></li><li id="63342687-00ee-4b05-9ace-07de697bbcea">‘The Saudi Arabian council of ministry’ <a href="#63342687-00ee-4b05-9ace-07de697bbcea-link" aria-label="Dipnot başvurusuna atla 2"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/21a9.png" alt="↩" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />︎</a></li><li id="1546390f-9592-415e-aba1-e07a4e1c2ac7">‘The Consolidation of the Ruling Class and the New Elites in Saudi Arabia’ <a href="#1546390f-9592-415e-aba1-e07a4e1c2ac7-link" aria-label="Dipnot başvurusuna atla 3"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/21a9.png" alt="↩" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />︎</a></li><li id="04236c16-5efa-48d1-a906-3564d0fb65b4">http://www.derındusunce.org/2015/07/29/kralfaysal-kuduskonuşması <a href="#04236c16-5efa-48d1-a906-3564d0fb65b4-link" aria-label="Dipnot başvurusuna atla 4"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/21a9.png" alt="↩" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />︎</a></li><li id="f6b25975-71bd-4fa3-98c9-277bb08931da">‘Ömer Aymalı, Kral Faysal’ın Amerika’ya petrol resti’ <a href="#f6b25975-71bd-4fa3-98c9-277bb08931da-link" aria-label="Dipnot başvurusuna atla 5"><img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/21a9.png" alt="↩" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />︎</a></li></ol><p>The post <a href="https://yeryuzuakademisi.com/faysal-bin-abdulaziz-al-i-suud/">Faysal Bin Abdulaziz Âl-i Suud</a> first appeared on <a href="https://yeryuzuakademisi.com">Yeryüzü Akademisi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://yeryuzuakademisi.com/faysal-bin-abdulaziz-al-i-suud/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çölün Asi Çocuğundan Trajik Sona Muammer Kaddafi ve Yeşil Kitap</title>
		<link>https://yeryuzuakademisi.com/colun-asi-cocugundan-trajik-sona-muammer-kaddafi-ve-yesil-kitap/</link>
					<comments>https://yeryuzuakademisi.com/colun-asi-cocugundan-trajik-sona-muammer-kaddafi-ve-yesil-kitap/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şeyma Oğuz Döker]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2026 11:41:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kuzey Afrika]]></category>
		<category><![CDATA[Libya]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Portreler]]></category>
		<category><![CDATA[libya]]></category>
		<category><![CDATA[muammer kaddafi]]></category>
		<category><![CDATA[yasir feten]]></category>
		<category><![CDATA[yeryüzü akademi]]></category>
		<category><![CDATA[yeryüzü akademisi]]></category>
		<category><![CDATA[yeryüzü kalkınma derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yeryuzuakademisi.com/?p=895</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarih, sadece kazananların yazdığı bir anlatı değildir; bazen de kendi halkı ve küresel sistem arasında sıkışarak trajik bir&#8230;</p>
<p>The post <a href="https://yeryuzuakademisi.com/colun-asi-cocugundan-trajik-sona-muammer-kaddafi-ve-yesil-kitap/">Çölün Asi Çocuğundan Trajik Sona Muammer Kaddafi ve Yeşil Kitap</a> first appeared on <a href="https://yeryuzuakademisi.com">Yeryüzü Akademisi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="wp-block-paragraph">Tarih, sadece kazananların yazdığı bir anlatı değildir; bazen de kendi halkı ve küresel sistem arasında sıkışarak trajik bir sona sürüklenen liderlerin hikayesidir. Modern Orta Doğu ve Kuzey Afrika tarihinin en nevi şahsına münhasır liderlerinden biri olan Muammer Kaddafi, sadece bir devlet başkanı değil; emperyalizme meydan okuyan bir çöl bedevisi, Yeşillerin lideri ve Libya&#8217;yı petrol gelirleriyle dönüştüren bir figürdü.</p>



<h3 id="kaddafi-kimdir" class="wp-block-heading">Kaddafi Kimdir?</h3>



<p class="wp-block-paragraph">1942 yılında Sirte çöllerinde bir çadırda, bedevi bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Bu çadır hayatı ve çölün sert yapısı, onun tüm karakterini şekillendirdi. 1969 yılında, henüz 27 yaşında genç bir yüzbaşıyken, kansız bir askeri darbeyle Batı yanlısı Kral İdris’i devirerek iktidara geldi. Kendine has kıyafetleri, çadır diplomasisi ve &#8220;Cemahiriye&#8221; (Kitlelerin Devleti) adını verdiği, doğrudan demokrasiyi savunan teorisiyle dünya siyaset sahnesinde hiçbir lidere benzemediğini ilk günden ilan etti.</p>



<h3 id="libya-siyaseti-ve-ekonomisindeki-yeri-yesil-devrimin-basarilari" class="wp-block-heading">Libya Siyaseti ve Ekonomisindeki Yeri: Yeşil Devrimin Başarıları</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Kaddafi dönemi, Libya’nın ekonomik anlamda en parlak dönemiydi. Petrolü millileştirerek elde edilen geliri halkın refahına sundu ve Libya’yı Afrika’nın en yüksek yaşam standartlarına sahip ülkelerinden biri haline getirdi.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Büyük Yapay Nehir Projesi:</strong> &#8220;Dünyanın Sekizinci Harikası&#8221; olarak anılan bu devasa projeyle çölün altındaki tatlı su kaynaklarını şehirlere taşıdı ve Libya’yı tarım ülkesine dönüştürmek istedi.</li>



<li><strong>Sosyal Devlet Uygulamaları:</strong> Eğitim ve sağlık tamamen ücretsizdi. Evlenen çiftlere konut yardımı yapılıyor, elektrik ve su gibi temel ihtiyaçlar sembolik ücretlerle sunuluyordu. Libya, dış borcu olmayan ender ülkelerden biriydi.</li>



<li><strong>Afrika Birliği Vizyonu:</strong> Batı medyasının sert eleştirilerine maruz kalan Kaddafi, Afrika’yı sömürgeci güçlere karşı birleştirmek isteyen, &#8220;Afrika Birleşik Devletleri&#8221; hayali kuran ve tek bir Afrika para birimi (altın dinar) için mücadele eden bir anti-emperyalist çizgi benimsedi.</li>
</ul>



<h3 id="kaddafinin-trajik-sonu-ve-tarihteki-kara-leke" class="wp-block-heading">Kaddafi’nin Trajik Sonu ve Tarihteki Kara Leke</h3>



<p class="wp-block-paragraph">42 yıllık iktidarın ardından Kaddafi’nin sonu, Libya tarihine silinmeyecek kara bir leke olarak kazındı. 2011&#8217;deki &#8220;Arap Baharı&#8221; dalgası Libya’yı vurduğunda, muhalif gruplar ve dış güçlerin müdahalesi ülkeyi hızla bir iç savaşa sürükledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">20 Ekim 2011’de, doğduğu şehir olan Sirte’de, NATO hava saldırısı sonucu konvoyu vurulan Kaddafi, yaralı olarak sığındığı bir menfezde muhalif milisler tarafından yakalandı. Uluslararası hukuku, insan haklarını ve savaş ahlakını tamamen ayaklar altına alan bir öfkeyle,&nbsp;<strong>kendi halkından olan silahlı gruplar tarafından linç edilerek öldürüldü.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir ülkenin, kendi liderini yargılamadan, sokak ortasında vahşice katletmesi, Libya tarihine silinmesi imkansız&nbsp;<strong>kara bir leke</strong>&nbsp;olarak geçti. Bu ölüm, sadece bir liderin sonu değil, aynı zamanda toplumsal hafızada derin bir utanç sayfasının açılması demekti.</p>



<h3 id="kaddafiden-geriye-kalanlar" class="wp-block-heading">Kaddafi’den Geriye Kalanlar</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Kaddafi’nin kendi halkı tarafından bu şekilde katledilmesi, Libya’ya huzur getirmedi; aksine ülkeyi büyük bir kaosa ve istikrarsızlığın pençesine itti. O gittiğinden beri Libya bir daha gün yüzü görmedi; ülke aşiret savaşlarının ve petrol kavgalarının merkezine dönüştü. Bugün birçok Libyalı, onun dönemindeki güvenliği özlemle anarken, ölümündeki vahşetin yarattığı ahlaki çöküntüyü de tartışmaya devam ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaddafi’den geriye; emperyalist kuşatmaya karşı son ana kadar ülkesini terk etmeyen bir liderin duruşu, arkasında bıraktığı Yeşil Kitap ve Afrika’nın bağımsızlık mücadelesi vizyonu kaldı. Ancak hepsinden öte, onun trajik sonu; bir toplumun kendi liderini sokak ortasında katlederek kendi geleceğine ve tarihine sürdüğü o&nbsp;<strong>kara lekeyle</strong>&nbsp;hatırlanmaya devam edecek.</p><p>The post <a href="https://yeryuzuakademisi.com/colun-asi-cocugundan-trajik-sona-muammer-kaddafi-ve-yesil-kitap/">Çölün Asi Çocuğundan Trajik Sona Muammer Kaddafi ve Yeşil Kitap</a> first appeared on <a href="https://yeryuzuakademisi.com">Yeryüzü Akademisi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://yeryuzuakademisi.com/colun-asi-cocugundan-trajik-sona-muammer-kaddafi-ve-yesil-kitap/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Barışın Sırtından Vurulduğu Gün: Yitzhak Rabin Suikastı</title>
		<link>https://yeryuzuakademisi.com/barisin-sirtindan-vuruldugu-gun-yitzhak-rabin-suikasti/</link>
					<comments>https://yeryuzuakademisi.com/barisin-sirtindan-vuruldugu-gun-yitzhak-rabin-suikasti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Feyza Muslu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Jun 2026 10:50:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mezopotamya]]></category>
		<category><![CDATA[Portreler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yeryuzuakademisi.com/?p=864</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarihin en trajik paradokslarından biri, toplumları radikal değişimlere ve barışa ikna etmeye çalışan liderlerin, kendi içlerinden çıkan fanatiklerin namlularına hedef olmasıdır.</p>
<p>The post <a href="https://yeryuzuakademisi.com/barisin-sirtindan-vuruldugu-gun-yitzhak-rabin-suikasti/">Barışın Sırtından Vurulduğu Gün: Yitzhak Rabin Suikastı</a> first appeared on <a href="https://yeryuzuakademisi.com">Yeryüzü Akademisi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph">Tarihin en trajik paradokslarından biri, toplumları radikal değişimlere ve barışa ikna etmeye çalışan liderlerin, kendi içlerinden çıkan fanatiklerin namlularına hedef olmasıdır. Örneğin, Hindistan&#8217;da barış ve uzlaşının sembolü hâline gelen Mahatma Gandi, bir Hindu fanatiğin kurşunlarıyla öldürüldü. İslam dünyasında dengeleri değiştiren ve petrolü siyasi bir güç unsuru olarak kullanan Kral Faysal ise Vahhabi bir radikal tarafından katledildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aradan geçen yıllar bu makus talihi değiştirmedi. 1990’ların ortasında, işgal altındaki topraklarda ve bölge siyasetinde ezberleri bozmaya niyetlenen İsrail Başbakanı Yitzhak Rabin, kendi milletinden bir Yahudi fanatiğin kurşunlarıyla can verdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Peki, Rabin’i bu sürece ne getirdi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunun için tarihi biraz daha geri sarmak gerekiyor.</p>



<h3 id="oslo-oncesi-direnisin-kabuk-degistirmesi-ve-zoraki-ortaklik" class="wp-block-heading">Oslo Öncesi: Direnişin Kabuk Değiştirmesi ve Zoraki Ortaklık</h3>



<p class="wp-block-paragraph">1980&#8217;lerin sonuna gelindiğinde, Filistin topraklarında statüko değişmeye başlamıştı. 1987 yılında patlak veren Birinci İntifada işgale karşı sokaktan yükselen organize bir dalgaydı. Ancak bu sürecin en keskin neticesi, ideolojik olarak oldukça sert ve ödünsüz bir yapının doğuşuydu: Hamas&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hamas, 1960&#8217;lı yıllardan itibaren Filistin ulusal hareketinin tek meşru temsilcisi konumundaki seküler ve sosyalist kanatları bünyesinde barındıran, Filistin Kurtuluş Örgütü’ne (FKÖ) güçlü bir alternatif olarak sahneye çıktı. Hamas’ın Filistin sokaklarında hızla zemin kazanması, hem Tel Aviv yönetiminde hem de Yaser Arafat liderliğindeki FKÖ’de alarm zillerinin çalmasına neden oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Üçüncü bir tarafa duyulan ortak endişe ve güvenlik kaygıları, o güne kadar birbirini asla tanımayan iki zıt aynı masaya oturmaya zorlayan en büyük etken oldu.</p>



<h3 id="beyaz-saray-bahcesindeki-tarihi-el-sikisma-oslo-anlasmalari" class="wp-block-heading">Beyaz Saray Bahçesindeki Tarihi El Sıkışma: Oslo Anlaşmaları</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Gizli yürütülen diplomatik temaslar, 13 Eylül 1993’te Washington’da tüm dünyanın gözü önünde resmiyete döküldü. ABD Başkanı Bill Clinton’ın hamiliğinde, İsrail Başbakanı Yitzhak Rabin ve FKÖ Lideri Yaser Arafat tarihi bir anlaşmaya imza attılar. Bu başarılarından ötürü Rabin, Arafat ve dönemin İsrail Dışişleri Bakanı Şimon Peres, 1994 yılında Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Anlaşmanın temel parametreleri ve detayları şu şekilde kurgulanmıştı:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Filistin Yönetimi&#8217;nin kurulması: </strong>Gazze Şeridi ve Batı Şeria’nın belirli bölgelerinde Filistinlilere geçici bir özerklik ve kendi kendilerini yönetme hakkı tanındı.</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Karşılıklı tanıma:</strong> FKÖ, İsrail Devletinin var olma hakkını resmen tanıdı ve terörü bir yöntem olarak reddettiğini duyurdu. İsrail ise FKÖ’yü Filistin halkının resmi temsilcisi olarak kabul etti.</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Güvenlik iş birliği:</strong> Filistin sokaklarındaki yükselen Hamas dalgasını bastırmak ve radikal unsurları dizginlemek adına FKÖ ile İsrail istihbaratı arasında koordinasyon sağlandı.</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak bu hamle, kalıcı bir barıştan ziyade stratejik bir paylaşımdı. Rabin, işgalin maliyetini düşürmek ve İsrail’in güvenliğini taşeron bir Filistin yönetimi üzerinden sağlamak istiyordu; Arafat ise Hamas karşısında kaybettiği siyasi mevzileri geri kazanma derdindeydi.</p>



<h3 id="toplumsal-bolunme-rabine-karsi-yukselen-ofke" class="wp-block-heading">Toplumsal Bölünme: Rabin’e Karşı Yükselen Öfke&nbsp;</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Rabin, 1974-1977 ve 1992-1995 yılları arasında İsrail&#8217;in başbakanı olarak görev yapan ve Savunma Bakanlığı döneminde Filistinlilere karşı sürgün, ev yıkımı gibi sert müdahale emirleriyle tanınan eski bir askerdi. Askeri kariyeri boyunca Filistinlilere karşı sergilediği gaddarlıkla ve sert tutumuyla bilinen Rabin’in bu hamlesi, kendi toplumunda daha önce hiç görülmemiş bir kutuplaşmaya yol açtı. Kitleler tam anlamıyla iki düşman kampa bölünmüştü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Muhalefetteki sağcı Likud Partisi&#8217;nin lideri Benyamin Netanyahu, barış sürecine karşı agresif bir protesto dalgası başlattı. Sokaklarda Rabin; &#8220;Siyonist ideallere ihanet etmekle&#8221;, &#8220;toprak satmakla&#8221; suçlanıyor, <em>Rabin’e ölüm&#8221;</em> sloganları atılıyordu. Hatta Adolf Hitler’e benzetiliyor, FKÖ ile anlaşmak Holokost ile kıyaslanıyordu. İç Güvenlik Servisi Şin Bet, Netanyahu’yu dilini yumuşatması ve suikast riskinin arttığı konusunda uyardıysa da sağ kanadın saldırganlığı tırmanmaya devam etti.</p>



<h3 id="4-kasim-1995-barisin-sirtindan-vuruldugu-gece" class="wp-block-heading">4 Kasım 1995: Barışın Sırtından Vurulduğu Gece</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Her şey, Tel Aviv&#8217;de barış sürecine destek vermek amacıyla bizzat İshak Rabin tarafından organize edilen devasa bir mitingle başladı. Coşkulu kalabalığa hitap eden Rabin, barışa olan inancını meydanları dolduran kişilerle başladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak barıştan bahsettiği o dakikalarda az sonra başına geleceklerden haberi bile yoktu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Miting alanından ayrılan Rabin, aracına doğru yürüdüğü sırada koruma çemberini aşmayı başaran aşırı sağcı ve radikal bir Yahudi olan Yigal Amir tarafından arkasından vuruldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Saldırının ardından ağır yaralı olarak hızla Ichilov Hastanesi&#8217;ne kaldırılan 73 yaşındaki Yitzhak Rabin, müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.&nbsp;</p>



<h3 id="sonuc" class="wp-block-heading">Sonuç</h3>



<p class="wp-block-paragraph">Rabin’in öldürülmesinin ardından esen nefret rüzgarları, suikastın siyasi iklimini hazırlayan Benyamin Netanyahu’yu 1996 seçimlerinde başbakanlık koltuğuna taşıdı. Barış süreci ise Tel Aviv sokaklarında patlayan o üç kurşunla birlikte süresiz olarak rafa kalktı.</p><p>The post <a href="https://yeryuzuakademisi.com/barisin-sirtindan-vuruldugu-gun-yitzhak-rabin-suikasti/">Barışın Sırtından Vurulduğu Gün: Yitzhak Rabin Suikastı</a> first appeared on <a href="https://yeryuzuakademisi.com">Yeryüzü Akademisi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://yeryuzuakademisi.com/barisin-sirtindan-vuruldugu-gun-yitzhak-rabin-suikasti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
