<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sevgi Tufan - Yeryüzü Akademisi</title>
	<atom:link href="https://yeryuzuakademisi.com/yazar/sevgi-tufan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://yeryuzuakademisi.com</link>
	<description>Yeryüzü Akademisi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 07 Sep 2026 08:50:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://yeryuzuakademisi.com/wp-content/uploads/2026/06/cropped-favicon-512-32x32.png</url>
	<title>Sevgi Tufan - Yeryüzü Akademisi</title>
	<link>https://yeryuzuakademisi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Toprağının Sürgün Ozanı: Mahmud Derviş</title>
		<link>https://yeryuzuakademisi.com/topraginin-surgun-ozani-mahmud-dervis/</link>
					<comments>https://yeryuzuakademisi.com/topraginin-surgun-ozani-mahmud-dervis/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sevgi Tufan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 2026 20:14:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Portreler]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[Mahmut Derviş]]></category>
		<category><![CDATA[yeryüzü akademi]]></category>
		<category><![CDATA[yeryüzü akademisi]]></category>
		<category><![CDATA[yeryüzü kalkınma derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yeryuzuakademisi.com/?p=1128</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çoğumuzun şairle ilk tanışması onun, “Şiir uçağı düşüremez ama pilotun kafasını karıştırabilir.” dizeleri ile olmuştur. Evet Mahmud Derviş&#8230;</p>
<p>The post <a href="https://yeryuzuakademisi.com/topraginin-surgun-ozani-mahmud-dervis/">Toprağının Sürgün Ozanı: Mahmud Derviş</a> first appeared on <a href="https://yeryuzuakademisi.com">Yeryüzü Akademisi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="wpulike wpulike-heart " ><div class="wp_ulike_general_class wp_ulike_is_not_liked"><button type="button"
					aria-label="Beğen"
					data-ulike-id="1128"
					data-ulike-nonce="7a8113dbc5"
					data-ulike-type="post"
					data-ulike-template="wpulike-heart"
					data-ulike-display-likers="0"
					data-ulike-likers-style="popover"
					class="wp_ulike_btn wp_ulike_put_image wp_post_btn_1128"></button><span class="count-box wp_ulike_counter_up" data-ulike-counter-value="Beğen +5"></span>			</div></div>
	
<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph">Çoğumuzun şairle ilk tanışması onun, <br>“Şiir uçağı düşüremez ama pilotun kafasını karıştırabilir.”  dizeleri ile olmuştur. </p>
</blockquote>



<p class="wp-block-paragraph">Evet Mahmud Derviş için şiir sadece estetik bir uğraş değil, vatanın kelimelerle korunması ve yeniden inşasının hayaliydi. </p>



<p class="wp-block-paragraph">O, hayatı boyunca &#8220;vatansız bir vatandaş&#8221; olarak yaşamanın ağırlığını omuzlarında taşırken, Filistin’in parçalanmış coğrafyasını dünya edebiyatının kalbine nakşetti. 13 Mart 1941’de Celile’nin al-Birva köyünde doğduğunda, zeytin ağaçlarının gölgesinde sakin bir ömür süreceğini sanıyordu. Ancak 1948 yılındaki &#8220;Nekba&#8221; (Büyük Felaket), yedi yaşındaki bu çocuğu bir gecede çocukluğundan koparıp sürgün gerçeğiyle tanıştırdı.</p>



<h3 id="kendi-yurdunda-gaip-bir-sair" class="wp-block-heading"><strong>Kendi Yurdunda &#8220;Gaip&#8221; Bir Şair</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Derviş ailesiyle birlikte Lübnan’a sığındığında, &#8220;mülteci&#8221; kelimesinin ne anlama geldiğini yardım kuyruklarında beklediği &#8220;sarı peynir&#8221; ile öğrendi. Bir yıl sonra kaçak yollarla ülkesine döndüğünde ise doğduğu köyün yerle bir edildiğini ve yerine bir Yahudi yerleşimi kurulduğunu gördü. Kendi vatanında artık fiziksel olarak var olan ancak hukuken &#8220;yok&#8221; (gaip) sayılan bir yabancıydı.Daha 12 yaşındayken işgalciler hakkında bir şiir yazdığı için tehdit edildi. Eğitim hayatı bile saklanarak geçti; müfettişler okula geldiğinde, kaçak olduğu anlaşılmasın diye dolaplara veya küçük odalara kilitlendi. Bu travmatik sessizlik, zamanla onun en güçlü silahı olan şiire dönüştü.</p>



<h3 id="kaydet-ben-bir-arabim" class="wp-block-heading"><strong>&#8220;Kaydet! Ben Bir Arabım&#8221;</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle 22 yaşındayken toplumsal bir başkaldırışa dönüşen Bitâḳet Heviyye (Kimlik Kartı) adlı şiiriyle ismi yayılmaya başlamıştı. Kimlik kartı İsrail askerlerine hitaben yazılmıştı ve kontrol noktalarında ağızdan ağıza yayılan bir türkü haline geldiğinde, Derviş İsrail hükümeti tarafından zindana atılmıştı. Ancak Kimlik Kartı yayılmaya devam etmişti. Hep bir ağızdan devrimin nidaları yükseliyordu: </p>



<p class="wp-block-paragraph"><em><strong>سجل! أنا عربي</strong></em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>سجِّل<br>أنا عربي<br>ورقمُ بطاقتي خمسونَ ألفْ<br>وأطفالي ثمانيةٌ<br>وتاسعهُم.. سيأتي بعدَ صيفْ!<br>فهلْ تغضبْ؟<br><br>سجِّلْ<br>أنا عربي<br>وأعملُ مع رفاقِ الكدحِ في محجرْ<br>وأطفالي ثمانيةٌ<br>أسلُّ لهمْ رغيفَ الخبزِ،<br>والأثوابَ والدفترْ<br>من الصخرِ<br>ولا أتوسَّلُ الصدقاتِ من بابِكْ<br>ولا أصغرْ<br>أمامَ بلاطِ أعتابكْ<br>فهل تغضب؟</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu şiir, sadece bir edebi metin değil, işgalciye karşı bir varoluş manifestosuydu. Şair, <strong>&#8220;Yaz! Ben bir Arabım / Kartımın numarası elli bin&#8221;</strong> diyerek, kimliğini yok saymaya çalışan bir sisteme karşı meydan okuyordu.</p>



<h3 id="nilin-sularindan-parise" class="wp-block-heading"><strong>Nil’in Sularından Paris’e</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">İsrail Hükümeti tarafından üniversitede okuması yasaklanan Derviş, Moskova’da siyasal iktisat okumak için Filistin ile vedalaştı. 1970 yılında Moskova’ya gittiğinde yaşadığı hayal kırıklığı büyüktü; orayı &#8220;bir cennet değil, her yerde devletin olduğu bir şehir&#8221; olarak tanımladı. Moskova’yı bir yıl sonrasında terk edip Kahire’de Ahram gazetesine katıldı ve Hayfa’ya geri dönmemeye karar verdi. Ardından &#8220;Nil’in oğlu&#8221; olarak kendini yeniden tanımlayacağı Kahire dönemi başladı. Necib Mahfuz ve Tevfik el-Hakim gibi devlerle aynı ofisi paylaşmak, onun vizyonunu genişletti. Beyrut yılları ise direnişin en sıcak ve hüzünlü dönemiydi. Arkadaşı Gassan Kenefani’nin suikasta kurban gitmesi ve Sabra-Şatilla katliamı, Derviş’in şiirine ölümün ve yasın rengini verdi.</p>



<h3 id="beyrut-gunleri" class="wp-block-heading"><strong>Beyrut Günleri</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Şair kimliğinin yanı sıra Filistin Kurtuluş Örgütünün Beyrut’taki araştırma merkezini yöneten Derviş, politikanın içinde yer alarak 1974’te FKÖ lideri Yaser Arafat’ın Birleşmiş Milletlerde yaptığı meşhur konuşmanın </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph">“<strong>-Bugün bir zeytin dalını ve özgürlük savaşçısının silahını taşıyarak geldim. Zeytin dalının elimden düşmesine izin vermeyin.” </strong></p>
</blockquote>



<p class="wp-block-paragraph">metnini kaleme aldıktan kısa bir süre sonra Beyrut’tan ayrılacaktı. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonraki yıllarda FKÖ’ile yolları ayrılan Derviş FKÖ’nün içinde hiçbir partinin üyesi olmayarak eleştirel politik bakışını ve bu bakışın bağımsızlığını korudu. Derviş Oslo Barış Antlaşmasını protesto etmek için 1993 yılında FKÖ’den şu sözlerle istifa etti.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="wp-block-paragraph">&#8220;<strong><em>Filistinliler sabah uyandıklarında kendilerini geçmişsiz buldular.”</em></strong> </p>
</blockquote>



<p class="wp-block-paragraph">Önceleri Filistin’den Moskova’ya oradan Kahire’ye, Kahire’den Tunus’a taşınan Derviş, Paris’te, Amman’da, Ramallah’ta, Kıbrıs’ta ve bir çok şehirde sürgüne, Filistinlilerin temsil etmeye ve şiir yazmaya devam etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Yeterince dünlerim oldu; bir yarın’a dır ihtiyacım” </strong>diyordu bir şiirinde. 9 Ağustos 2008’de Houston’da hayata gözlerini yumduğunda, geride sadece bir halkın davasını değil, insanın onur ve hürriyet arayışını anlatan devasa bir külliyat bıraktı. İsrail’in Berve’de gömülme talebini reddetmesiyle sürgünde defnedildi. Mahmud Derviş, toprağından sürülmüş olsa da kelimeleriyle her dilde kendine bir vatan kurmayı başardı.</p>



<h4 id="ilave-okumalar" class="wp-block-heading"><strong>İlave Okumalar:</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ali Eminoğlu</strong>, <em>Modern Arap Şiirinde Mahmud Derviş ve Şiir Anlayışı</em>, Doktora Tezi, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konya, 2016.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Eyüp Akşit</strong>, &#8220;Şiir ve Direniş Yolunda Bir Ömür: Mahmud Derviş&#8221;, <em>Türkiye Din Eğitimi Araştırmaları Dergisi</em>, Sayı 1, 2016.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Gassan Kenefani</strong>, <em>İşgal Altında Direnen Filistin Edebiyatı: 1948-1968</em>, Beyrut, 1968.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mahmud Derviş</strong>, <em>Biz Kaybettik Aşk da Kazanmadı</em>, (Çev. Lütfullah Göktaş), Kitabevi Yayınları, İstanbul, 2008.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mahmud Derviş</strong>, <em>Bu Şiirin Bitmesini İstemiyorum</em>, (Çev. Mehmet Hakkı Suçin), Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2016.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mahmud Derviş,</strong> <em>Badem Çiçeği Gibi Yahut Daha Ötesi</em>, (Çev. Mehmet Hakkı Suçin), Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2013.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mahmud Derviş</strong>, <em>Atı Neden Yalnız Bıraktın</em>, (Çev. Mehmet Hakkı Suçin), Kırmızı Kedi Yayınevi, İstanbul, 2015.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mahmud Derviş</strong>, <em>Ölümü Seviyorlar Benim</em>, (Çev. Lütfullah Bender), Armoni Yayınları, İstanbul, 1988.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mahmud Derviş</strong>, <em>Mural</em>, (Çev. Mehmet Hakkı Suçin), Kırmızı Yayınları, İstanbul, 2015.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<h3 id="tavsiye-bazi-siirleri" class="wp-block-heading"><strong>Tavsiye Bazı şiirleri: </strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Bu Dünyada Hayatta Kalmayı Hak Eden Şeyler Var</em></strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Nisanın tereddütü<br>Seher vakti ekmeğin kokusu<br>Bir kadının erkekler hakkındaki görüşleri<br>Aşil’in yazıları<br>Aşkın başlangıcı<br>Bir taşın üstündeki çim<br>Bir ney ipliğinde duran anneler<br>Savaşçıların anılarından korkması<br>Bu dünyada hayatta kalmayı hak eden şeyler var:<br>Eylül sonu<br>Bütün kayısılarıyla kırkını bırakan kadın<br>Hapishanede bir güneş saati<br>Birçok varlığa öykünen bulutu<br>Bir halkın ölülerine yasemin götürenleri alkışlamaları<br>Zorbaların şarkılardan korkması<br>Bu dünyada hayatta kalmayı hak eden şeyler var:<br>Bu dünyada dünyanın hanımefendisi, başlangıçların annesi, sonların annesi var<br>Eskiden Filistin’di adı, şimdi Filistin’dir adı<br>Hanımefendim: Hak ediyorum, çünkü sen hanımefendimsin.<br>Hayatta kalmayı hak ediyorum!</em><br></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong><em>Kaydet!</em></strong><br><br><em>Ben Arap’ım<br>Kartımın numarası<br>Elli bin<br>Sekiz çocuğum var<br>Dokuzuncusu da yolda, yaz sonunda burada!<br>Kızıyor musun?<br>Kaydet!<br>Arap’ım,<br>Taş ocağında çalışıyorum, emekçi yoldaşlarımla<br>Sekiz çocuğum var.<br>Giysilerini, defterlerini taştan çıkarıyorum, ekmeklerini!<br>Sadaka bekleyecek değilim kapında<br>Konağının önünde küçülecek değilim<br>Kızıyor musun?<br>Kaydet!<br>Arap’ım<br>Adım var, yalnız yoktur lakabım<br>Bu diyarda, öfke kazanında yaşayan<br>En sabırlı insanım<br>Uzanmıştır köklerim<br>Zamanın doğuşundan daha eskiye<br>Yılların bilinmesinden daha eskiye<br>Karasaban süren bir ailedendir babam<br>Soylu efendilerden değil!<br>Ve dedem bir çiftçiydi, ne nesebi belliydi ne şeceresi<br>Kendiliğin yüceliğini öğretirdi bana<br>Kitap okumadan önce!<br>Arap’ım!<br>Kaydet!<br>Arap’ım!<br>Saçlar: Kömür karası<br>Gözler: Kahverengi<br>Başımda kefiyemin üstünde bir ıkal;<br>Ayırıcı niteliklerim.<br>Ayalarım sert mi sert kaya gibi<br>Tırmalar ona değeni<br>Adresim: Unutulmuş bir köydenim, silahsız<br>Sokakları adsız<br>Taş ocağındadır, tarladadır tüm erkekleri<br>Kızıyor musun?<br>Kaydet!<br>Arap’ım!<br>Sen yağmaladın bağlarını atalarımın<br>Çocuklarımla sürdüğüm toprağı sen yağmaladın.<br>Bana ve torunlarıma hiçbir şey bırakmadın<br>Şu kayalıklardan başka!<br>Ve diyorlar ki hükümetiniz<br>Bunları da alacakmış, öyle mi?!<br>Öyleyse!<br>Kaydet birinci sayfanın en başına!<br>Nefret etmem insanlardan<br>Hiç kimseye saldırmam<br>Ama aç kalınca<br>Yerim etini toprağımı gasp edenin, yerim!<br>Kolla kendini, kork benim açlığımdan!<br>Kork benim öfkemden!<br>Arap’ım ben!</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p><p>The post <a href="https://yeryuzuakademisi.com/topraginin-surgun-ozani-mahmud-dervis/">Toprağının Sürgün Ozanı: Mahmud Derviş</a> first appeared on <a href="https://yeryuzuakademisi.com">Yeryüzü Akademisi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://yeryuzuakademisi.com/topraginin-surgun-ozani-mahmud-dervis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
